REZERVASYON
 
EĞİRDİR’DE “UYUYAN GÜZEL” NERESİ?
EĞİRDİR ELMACILIĞININ TARİHÇESİ
PAPURATEŞ TAKIMI – EĞİRDİR
2000 YILLIK YEŞİLADA
EĞİRDİRLİ SADRAZAM
OLUKLACI'NIN TARİHİ
EĞİRDİR İSMİNİN EFSANESİ
ARKEOLOJİK VARLIKLAR
PROSTANNA
PARLAİS
AYASTEFANOS KİLİSESİ
EĞİRDİR KALESİ
HIZIRBEY CAMİİ
DÜNDARBEY MEDRESESİ
EĞİRDİR GÖLÜ
EĞİRDİR'DE NE YAPMALI?
EĞİRDİR
 
EĞİRDİR TARİHİ
Eğirdir’in M.Ö 2000-1200 den itibaren zaman yerleşim bölgesi olduğu çeşitli uygarlıklara ait buluntulardan anlaşılmaktadır. Yöreye Luwi uygarlığı çağında Askawana (ADA ÜLKESİ) adı verilmiş; M.Ö. 1200 yıllarında Friglerin egemenliğine girmiş, M.Ö. 687-547 yıllarında Lidyalılar tarafından işgal edilmiştir. Eğirdir’deki ilk kent oluşumunu Lidyanın son hükümdarı Kroisos’un kurduğu, bu yüzden ilk adının KROZOS olduğu sanılmaktadır. Eğirdir’deki kale de Lidyalılar tarafından yapılmıştır. Eğirdir, M.Ö. 540 yılında Pers İmparatorluğunun hakimiyetine girerek 200 yıl bu imparatorluğun egemenliğinde kalmıştır. Şehir, daha sonra egemenliğine girdiği Seleukoslar tarafından M.Ö. 188 yılında Apamea (Dinar) anlaşmasıyla Romalılara bırakılmıştır. Bu dönemdeki adı PROSTANNA’dır. Nitekim M.Ö.1. yüzyıldan M.2.214’e dek başlan sikkelerde EĞİRDİR SİVRİSİ olarak bilinen “VİARUS DAĞI”nın kabartması görülmüştür. Prostanna ile Limnai (Hoyran) Hristiyanlığın önemli merkezleridir.

Şehrin Bizans'ın egemenliğine girmesinden sonra Helen dilinde herhangi bir nesenin en uçtaki ya da en üstteki bölümü anlamına gelen AKROTERİON ismiyle anıldığı, böyle adlandırılma sebebinin Eğirdir Sivrisinin tüm yörede göze çarpan doruğu olduğu bilinmektedir.

Eğirdir yöresinde ilk Türk yerleşiminin 1071 yılından birkaç yıl sonra gerçekleştiği sanılmak-tadır. Anadolu Selçuklu hükümdarı 3. Kılıçarslan 1204 yılında Eğirdir’i Selçuklu egemenliği al-mış ve yaklaşık olarak 75 yıl Selçuklu sultanlarının sayfiye şehri olarak kullanılmıştır. Eğir-dir’in in bu dönemdeki adı CENNETABAD’dır.

Anadolu Selçuklu Devletinin sona ermesinden sonra kısa bir dönem Osmanlı egemenliğine geçen şehir, Hamidoğulları Beyliğini kuran Felekeddin Dündar Ney tarafından 1310 yılında beylik merkezi yapılmış, bu dönemde şehre ahi kültürü egemen olmuştur. Eğirdir 1391 yılına kadar 78 yıl süreyle Hamidoğulları Beyliğinin başkenti olarak kalmıştır. Timur Ankara Savaşından sonra Anadoluyu istilası sırasında Eğirdir e gelerek kendisine boyun eğmeyen şehri ve halkın sığındığı Nis Adasını kuşatarak zaptederek bölgeyi 1402 yılında Karamanoğlu ll. Mehmet Bey e vermiştir.

Karamanoğlu ll. Alaaaddin Ali Bey zamanında şehirde basılan sikkelerde EĞİRDİR adı kullanılmıştır. Osmanlı döneminde 1402 - 1501 1522 ve 1568 yıllarında yapılan tahrirlerin yer aldığı defterlerde ve Katip Çelebi'nin Cihannüma isimli eserinde Eğirdir Hamid Sancağından söz edilmiştir. Bu dönemde Eğirdir Hamit ilinin kalesinde Hisar Erleri bulunan surlarla çevrili tek şehridir. Bu surlar 17.yüzyılda hatta 18.yüzyılın başlarında Fransız seyyah Paul Lucas ın belirttiğine göre hala sağlamdır. Eğirdir, Tanzimat'tan sonra Konya Vilayeti Hamid Sancağına bağlı bir ilçe merkezi olmuş, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan sonra da Osmanlı Devleti zamanındaki ilçe statüsünü sürdürmüştür.

Cumhuriyet Döneminde 04.05.1959'daki büyük yangın sonrası Eğirdir yeni baştan imar edilmiştir.

EĞİRDİR COĞRAFİ YAPISI

Isparta il sınırı içinde yer alan Eğirdir, güneybatı Anadolu’da Göller Bölgesi yöresinde 1414 km 2'lik alan üzerinde, Türkiye'nin 4. büyük gölü olan Eğirdir Gölünün doğudan batıya uzanan kıyılarında kurulmuştur. İlçe kuzeyde Yalvaç ve Gelendost, doğuda Şarkikaraağaç ve Aksu, güneyde Sütçüler, güneybatıda Burdur ili, batıda Isparta merkez ve Atabey ile kuzeybatıda Senirkent ilçesiyle komşudur.

İlçenin kuzey kesiminde oldukça büyük bir alanı kaplayan Eğirdir Gölü ile göl alanını Isparta çöküntü alanından ayıran dağlar, yüzey şekillerinin esasını oluşturur. Dağlar : Kuzeybatıda Barla Dağı (2799 m.), batıda Davraz Dağı (2635 m.), doğuda ise bu kesimi kuzey – güney doğrultusunda kesen Dedegöl Dağı (2992 m.) yer alır. Eğirdir Gölünün büyük bir bölümü ile Kovada Gölünün tümü ilçe sınırları içerisinde yer almaktadır. Ovalar gittikçe genişleyerek Eğirdir Gölüne dökülen derelerin vadi tabanlarında toplanmıştır.

Eğirdir ilçesinin genelinde, topraklar 3. Jeolojik zamanda teşekkül etmiş, beyaz tebeşir kalkerden meydana gelmiştir. Oldukça dağınık ve engebeli arazide bulunan dağlar üzerinde önemli yaylalar bulunur. Toprağı killi ve kalkerlidir. Meyil yüzde 40 a kadar değişmektedir. Dağların arasında bazı önemli düzlükler yer almaktadır. Bunların en önemlisi Boğazova düzlüğüdür. Dağlar kısmen ormanlıktır. Genel olarak Kızılçam, Karaçam hakim olup; ayrıca meşe, ardıç, sedir, köknar topluluklarına rastlanmaktadır. İlçenin en önemli platosu ise Barla Platosu'dur. En önemli akarsuyu Aksu’dur.

Eğirdir ilçesinin deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 918 metredir. İlçe, iklim bakımından Akdeniz ve İç Anadolu iklimleri arasında bir geçiş alanında yer almaktadır. Bu nedenle yağışlı veya kurak bir iklimi yoktur.
Copyrights (c) 2015. www.nisotel.com